Hakkımda


Mehmet Baykan Kimdir?

20 Mayıs 1989 tarihinde Bursa'nın İnegöl ilçesinde orta halli bir ailenin son çocuğu olarak dünyaya geldim. 4 abim ve 2 ablam var. Yani toplam 7 kardeşiz. Kalabalık ailede dünyaya gelmenin dezavantajından çok avantajını gördüm desem pek de yanlış olmaz.

İlkokula başlayana kadar neredeyse tüm çocukluğum köyde geçmiş. Babam emekli olduğundan dolayı o dönemler köydeki tarla, bahçe işleriyle çok fazla uğraşırdı. Bende kendimi bildim bileli yaz aylarının tamamını köyde babama yardım ederek geçirirdim. O dönemler köy işlerinden çok fazla nefret ederdim. Sonuçta çocuktum ve eğlenmem gereken yaz aylarını köyde geçirmek bana işkence gibi gelirdi. Ama yinede köyümü gerçekten seviyorum. İnsanı dinlendiren ve adeta yenileyen bir havası var. Ve babamın o kadar çabalamasının sebebini şimdi çok daha iyi anlıyorum. Meğer her şey, doğa harikası köyümüzde babamın çocuklarının ve torunlarının huzurla yaşayabilmesi içinmiş...

İlköğretim ve Lise öğrenimimi İnegöl'de tamamladım. bu dönemlerde derslerde pek başarılı olduğum söylenemez. Hatta ortada maalesef başarılı denebilecek bir karnemde olmadı. Bu dönemlerde ciddi anlamda içine kapanık ve çok sessiz biriydim. Genellikle akşam ezanlarında evde olan, sokaklarda büyüyen 90'ların son nesil çocukları olarak sokak havasını bol bol içine çekmiş biriyim. Bu satırları yazarken bile sokaklarda oynadığım o dönemlerin nostaljisi içimde ayrı bir rüzgar estirdi. O günlere gittim yakan top, tek kale maç, saklambaç, sek sek, futbolcu kartları, pikaçu, beyblade, taso ve daha neler neler...

Dediğim gibi ilköğretim ve lise dönemlerim pek başarılı değildi. Dolayısıyla 2006 yılında girmiş olduğum ilk ÖSS (Öğrenci Seçme Sınavı) deneyimim tam bir fiyaskoyla sonuçlandı. Bunun üzerine çareyi İnegöl'de o dönem revaçta olan büyük bir markette Manav Reyon Görevlisi olarak işe başladım. İlk iş deneyimim benim için oldukça zor olmakla beraber, kazandığım ilk paranın heyecanı da tadından yenmezdi benim için... Market deneyimim sadece 4 ay sürdü. Bu dönemde abimin vasıtasıyla Kayseri'de 1 yıl dershaneye giderek üniversite sınavına hazırlandım. İlköğretim ve Lise dönemindeki tembelliğimin en büyük acısını işte tam da bu dönemde çektim. Çünkü anlatılan dersleri tüm arkadaşlarım kolaylıkla anlarken ben çok geride kalıyor ve istediğim sonuçlara ulaşamıyordum. Ancak dershanenin 2. döneminde sıkı bir çalışma planı yaparak üniversiteyi kazanabilecek duruma geldim. Bu dönemde ders çalışmanın aslında kolay bir şey olduğunu, ben kendime bu durumu zorlaştırdığımı fark ettim. Neyse sonuç itibariyle 1 yıl çalışmanın sonucu olarak Üniversite'de İşletme bölümünü kazanarak kendime yeni bir dönemin kapılarını açmış oldum.

Üniversite dönemlerimde gerçekten başarılı bir çizgide yürüdüm. Buna bazen ben bile şaşırıyorum ama o dönem de hem çalışıp hem okuyan biri olduğumdan dolayı sanırım daha çok ders çalışma ihtiyacı hissediyordum. 4 yıl boyunca ortalamalarım gayet iyi denebilecek düzeylerde seyretti. Bu durum bende hem öz güvenin artmasını hem de daha başarılı kariyer için gerekli olan en önemli maddenin yani okul başarısının oluşmasını sağladı. 4 yıl boyunca sıkı çalışmadan sonra 2012 yılında üniversiteden mezun olmuş ve iş başvurularına başlamıştım.

İş arayışlarım o dönem çok uzun sürmüştü. Çünkü her firma tecrübeli personel arıyor ve her başvurum olumsuz sonuçlanıyordu. Tabi her yeni mezun işletmeci gibi ben de aynı zamanda banka sınavlarına sürekli giriyor, bankacı olmak için çabalıyordum. Aynı zamanda ALES sınavına hazırlanarak Yüksek Lisans için başvurulara hazırlanıyordum. Bu dönemde bende tekrar Kayseri'ye abimin yanına gelmiş ve Erciyes Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Halkla İlişkiler ve Tanıtım Ana Bilim Dalı'nda Yüksek Lisans yapmaya hak kazanmıştım. Artık pek fazla iş arayışım yoktu, sadece okula odaklanmış, Yüksek Lisans'ta başarılı olmaya çalışıyordum.

Askerlik görevimi tamamlamak amacıyla 2014 Ağustos ayında askere gittim. Acemi birliğimi Manisa Batı Kışla'da, usta birliğimi de Ankara Hasan Şahan Kışlası, Ulaştırma Taburu, Yük Aktarma Bölüğünde yaptım. Koskoca 6 ayı tamamlayarak evime geri döndüm :) Askerden sonra İnsan Kaynakları alanında ilerlemek istediğimden ötürü bu meslek pozisyonlarına başvuru yaptım. Bu çabalarım sonuç vermiş ve özel bir şirkette İnsan Kaynakları Uzman Yardımcısı olarak işe başlamıştım. Yaklaşık 6 yıldır bu mesleği yapmaktayım. Bu mesleği yapmaktan aşırı keyif duyuyorum. Duyduğum bu keyif ve heyecanımı sizlerle paylaşmak adına da mehmetbaykan.com'u kurdum. Blog hayatına girişimi ve bu sitenin oluşumunu ise sizlerle detaylı olarak daha sonra paylaşacağım. Şimdilik genel olarak kendimi tanıtmak, sizlerle tanışmak istiyorum.

Gelelim 2018'e... Bu yıl benim için hayatımın dönüm noktası diyebilirim. Çünkü çok sevdiğim eşim ile 21 Nisan 2018 itibari ile evlenmiş ve çok şükür mutlu bir geleceğe adım atmıştım. Artık planlarımı gerçekleştirmek için dertleşebileceğim ve fikrini alabileceğim bir eşe sahibim. Bu durum beni daha da rahatlatıyor ve yazmaya başladığım bu günlerde bana adeta ilham oluyor...

Satırlarımın başında küçüklüğümden bahsederken sizlere içine kapanık ve sessiz biri olduğumu söylemiştim. Bu durum maalesef yıllarca beni çok zor durumda bıraktı. Bu durumun belki de bana tek katkısı bilgisayar bilgimi üst seviyelere taşımam oldu. Ancak zamanla bu olumsuz durumu aşarak hayata yeniden atıldım diyebilirim. Her ne kadar toplum ile iç içe yaşanırsa insan o kadar kendini keşfediyor. Aksi takdirde tıkanıp kalıyor. Ben ne zaman Üniversiteye başladım o zaman kendimi keşfetmeye ve tanımaya başladım. Çünkü tek başımaydım ve kendimi kanıtlamam gerekiyordu...

Herkes gibi benim de hayallerim, planlarım ve hayata dair fikirlerim var. Zaman zaman bunları buradan tabi ki sizlerle de daha detaylı olarak paylaşacağım. Şimdilik kısaca üstünden geçmek istiyorum.

Hayatım boyunca kariyer anlamında en büyük hayalim, insanlara ümit veren ve onların doğru yönde ve doğru yöntemlerle ilerleyebilecekleri fikirler üretebilmek, bu fikirleri büyük topluluklara ulaştırabilmek. Bu hayalimin şuan en başında yer alıyorum. Bu siteyle belki de hayalini kurduğum o büyük topluluklara ulaşabilecek ve hayalimi gerçekleştirebileceğim. Ne zaman ki insanların gülümsemesine yardımcı oluyoruz işte o zaman mutlu olabiliyoruz. Benim insanlarda gördüğüm bence en güzel ve en özel özellik bu. Başkasını mutlu etmekten mutlu olan bir yapıya sahibiz...

Ben öyle maddi hayalleri olan biri değilim. Yani oraya gitmek, şunu yapmak, şu kadar paraya sahip olmak gibi hayalleri olan biri değilim. Tabi ki bunların hepsini zaman zaman yapıyorum ancak normal hayalleri olan birisiyim. Bunları da dozunda ve zamanında elde edebilmeyi hayal ediyorum.  Ancak başarılı bir kariyere ulaşabilmek ve huzurlu bir yuvaya sahip olabilmek benim için paha biçilmez değerler olarak yerini her zaman koruyacaktır... Günü geldiğinde ben bir seminer ya da konferans verirken eşimin ve çocuklarımın beni izlemesinden daha büyük bir hayal olabilir mi? Bence olamaz... İnsan bu sonucu hayal ederek kariyer basamaklarını tırmanmalı diye düşünüyorum. Umarım ben bu başarıyı, kariyeri ve huzuru elde edebilirim. Aslında ben bunlara zaten sahibim sadece bir doz arttırmak istiyorum. Umarım sizler de hayallerinizi huzurla gerçekleştirebileceğiniz konuma gelirsiniz...

Son olarak blog ile alakalı kısa bir şeyler söylemek istiyorum. Bu blogun amacı; İnsan Kaynakları, İş Yaşamı, Kitap ve Hayata Dair bir çok konu hakkında yorum, analiz ve bilgileri paylaşmak, bu konularda siz değerli okuyuculara yardımcı olmak. Site henüz yeni olduğundan, en önemlisi de ben yazarlık anlamında yeni olmamdan dolayı bazı eksiklikler olabilir. Bunlardan dolayı sizlerden özür diliyorum. İnanıyorum ki en kısa zamanda bu eksiklikleri giderip gerçekten sizlere yararlı bir blog haline getirebileceğim. Bu yazıyı buraya kadar okuduysanız sizlere ne kadar teşekkür etsem azdır. Beni sürekli olarak takip etmenizi, yazılarımı paylaşmanızı ve yorumlarınızı benden esirgememenizi sizlerden rica ediyorum.

Saygılarımla

Blogger tarafından desteklenmektedir.