Bir Grup Üslup Kalabalığı !


İnsan olarak hepimiz zaman zaman farklı duygulara kapılabiliriz. Her insanın sevinci kendisine çok iyi, her insanın üzüntüsü kendisine çok acı gelebilir. Herkesin parmak izi kendisine özel olduğu gibi duyguları da özeldir. Herkes kendi duygusunu kendi içinde hisseder, kabullenir. Ancak tüm dünyada değişmeyen bir şey vardır. İnsanlara gösterilen ilgi, samimiyet, sıcaklık ve güzel üslup her zaman iyi gelir. İkili ilişkilerde teşekkürler, gülümsemeler ve bakışlar her zaman motivasyon ve başarı getirmiştir.

Zaman zaman iş yerinde, aile ilişkilerinde ve arkadaş ilişkilerinde anlaşmazlıklar olabilir. Bu tür anlaşmazlıklar da en önemli husus kişinin sabrı ve üslubudur. Sabredemeyen kişi maalesef sonunda üzülmeye mahkumdur. Biz insanlar çoğu zaman dinleme özelliğimizi maalesef iyi kullanamıyoruz. Sadece biz konuşalım onlar dinlesin, biz haklıyız onlar haksız havalarındayız. Eğer gerçek bir dinleyici olabilirsek, karşı tarafı kırmamaya özen gösterebilirsek çözemeyeceğimiz problem kalmayacaktır.



Üslup, kişinin karşı tarafı anlama gayretiyle oluşabilecek bir davranış şeklidir. Eğer amaç, karşı tarafı anlamak yerine sadece düşüncemizi kabul ettirmek ise maalesef üslup kabalaşır ve hiç hoş olmayan görüntüler ortaya çıkabilir. Üslup, kelime anlamı itibariyle yol, tarz anlamına gelir. Yani konuşmak ve anlaşmak için seçilmiş yol diyebiliriz. Dolayısıyla insanlar her zaman üslubunu mümkün olduğunca hoş ve anlaşılır seçmelidir. Kaba, anlayışsız ve sadece ben bilirim üslubu kabadayılık olur. Hiç kimse bu üslupta konuşan birine yardımcı olmak istemez sanırım.

Hayatımızda o kadar çok üslup tartışmaları görüyoruz ki, bu tartışmaları gerçekleştiren kişilerin her zaman doğru üslupla konuşan kişiler olduğunu düşünüyoruz. Ancak çoğu zaman bu algı maalesef yanlış çıkabiliyor. Özellikle sosyal medya platformlarında o kadar çok "üslupçu" kalabalık var ki, bu durum üslubun uygulanma şeklini maalesef değiştirebiliyor. Herkes birilerinin paylaşımlarından, dilinden ya da fotoğraflarından şikayet edebiliyor. Ancak şikayet eden kişileri daha sonra aynı pozlarla ya da paylaşımlarla sosyal medyada görebiliyoruz. Bazı platformlarda "bu paylaşımın yeri bu platform değil." gibisinden yüzlerce yorum görebiliyoruz. Velhasıl insanlık, almış başını üslup kavgalarına girişmiş. Her tartışmanın tarafları hem olumlu hem olumsuz yorumlarla bu kavgayı dahada körüklemiş. Peki sonuç ne? Sonuç, elde var 0...


Ne gerçekten anlatmaya çalıştığımız üslubu anlatabiliyoruz ne de kendimiz uygulayabiliyoruz. Amacımız düşüncelerimizi başkalarına kabullendirmek yerine sadece uygulamasını yapsaydık çok daha güzel sonuçlar elde edebilirdik. Aynı ülkede yaşayan insanlar birbirlerine karşı ağza alınmayacak hakaret hatta küfürler edebilmektedirler. Bazı insanların düştüğü kötü durumları alaya alarak o kişilerin günlerce belkide aylarca sokağa çıkmasına, toplumdan tamamen soyutlanmasına neden olabiliyor. Ülke olarak sadece insanlık adına yaşamalıyız ve insanlık adına konuşmalıyız. Bırakın herkes istediği gibi eğlensin, istediği şekilde paylaşım yapsın. Hakaret ya da küfür olmadığı sürece bırakın istediği şekilde paylaşım ya da yorumlar yapsın. Küfür ya da hakaret olsa bile ona üslup öğretmeye kalkmak yerine o kişiyi ya engellemek ya da kullanmakta olduğunuz platforma şikayet etmek daha doğru bir davranış olacaktır. Eğer bir kişi küfürlü içeriklerden dolayı sürekli takipçi kaybederse emin olun bu konuda daha dikkatli paylaşımlar yapacaktır. Bu durum domino taşı etkisi oluşturacak ve başkalarınında daha dikkatli paylaşımlar yapmasına vesile olacaktır...

Ne yazık ki başaramıyoruz. Anlamayı, anlaşmayı ya da anlayışlı olmayı... Ne zaman ki bu 3 kavramı öğrenir ve uygularsak o zaman bu üslup kavgalarından kurtuluruz. Dolayısıyla üslup dersi verenlerden de...


Bu yazı daha önce kez okundu.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.