Ücret Nedir? Ücret Unsurları Nelerdir?

Ücret Nedir? Ücret Esasları Nelerdir?

İnsanların, yeme, içme, barınma ve ısınma gibi temel ihtiyaçlarını karşılamaları amacıyla ürettikleri ürün veya gerçekleştirdikleri hizmet karşılığında aldıkları paraya ücret denir. 4857 Sayılı İş Kanunu 32. Maddesine göre ise ücret; "Genel anlamda ücret bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır." 

Kişinin ücret hak etmesi için mutlaka ürün üretmesi ya da hizmet sunması gerekli değildir. Üretilecek ürünün ya da sunulacak hizmetin pazarlanması ve satışı sonrasındaki fiziksel ve düşünsel tüm süreçlerden dolayı ücret elde edilebilir. Kanun maddesinden de anlaşılacağı üzere ücretin sadece para ile yapılması gerekmektedir. Ayrıca kanunda bir iş yeri 10 kişi üzerindeyse ücretin bir banka hesabına yatırılması gerekir. Bulunulan yerde banka yok ise PTT hesabına yatırılır. Eğer bulunulan yerde hem banka hem PTT yok ise kanunda bununla alakalı bir düzenleme yoktur. Yani kanun maddesi, her ne olursa olsun 10 kişi üzerinde çalışan iş yerlerinin ücret ödemelerini bankalar üzerinden, kayda geçirilerek yapılmasını zorunlu kılmıştır.

Ücret ödemelerinin sadece bir işveren tarafından yapılması şartı yoktur. Kanun maddesi, üçüncü kişilerinde ücret ödemelerini yapabileceklerini göstermektedir. Örneğin, bir taksi şoförü ücretini sadece müşterisinden alabilir. Aynı zamanda garson ile işveren anlaştığı takdirde garson tüm ücretini sadece bahşişlerle alabilir.

Ücretler sözleşmede belirtildiği sürece Türk Lirası veya diğer yabancı para birimleri üzerinden ödenebilir. Eğer yabancı para birimi üzerinden ödeme yapılacak ise ödeme günündeki döviz kurundan Türk Lirasına çevrilerek ödeme yapılabilir. Ödemeler en geç ayda bir yapılmalıdır.

Ücret Çeşitleri Nelerdir?

  • Çalışana ödenen tutara göre ücret çeşitleri;
               - Brüt Ücret
               - Net Ücret
  • Ödenme Koşullarına Göre Ücret Çeşitleri;
               - Zaman Esasına Göre Ücret
               - Parça Başı Ücret
               - Götürü Ücret
               - Yüzde Usulüne Göre Ücret
               - Primler
               - İkramiyeler

Brüt Ücret ve Net Ücret: Çalışanın, kesintilere maruz kalmadan hak ettiği ücrete brüt ücret denir. Brüt ücret üzerinden her ay SGK Primi, damga ve gelir vergisi kesintileri olur. Bu kesintiler yapıldıktan sonra çalışanın eline geçen ücret miktarına ise net ücret denir. Genelde çalışanlar brüt ücret kavramını çok karıştırırlar. Temel bazı hesaplamaları olduğundan, işveren ile bu konuda çok fazla anlaşmazlıklar söz konusu olmaktadır. Ancak bu kesintiler resmi olduğundan dolayı işverenin bu kesintileri durdurması söz konusu olamaz. Brüt ücret ve net ücret hesaplamalarını daha sonraki yazımda daha detaylı olarak anlatacağım. 

Zaman Esasına Göre Ücret: Ülkemizde en yaygın kullanılan ücret türüdür. Uygulama açısından en anlaşılır ve kolay olan sistemde budur. Bu sistemde işçinin belli bir saat, gün, hafta ya da ay çalışması esastır. Bu sistemde işçinin kaliteli ürün üretmesinden çok, belirlenen saatlerde işverenin emrine hazır şekilde bulunması esastır. İşçi bu sistemde çalıştığı saat kadar ücret alır. Düzenli gelir açısından en çok tercih edilen sistemdir.

Parça Başı / Akort Ücret: Çalışanın tamamladığı iş karşılığında ödenen ücrettir. Yani işçi bu sistemde elindeki işi verilen zaman diliminde bitirmek zorundadır. İstenilen işi ister 5 saatte yapar isterse 10 saatte. Burada en önemli husus işin kaliteli ve zamanında tamamlanmış olmasıdır. Bu tür sistemlerde gelir biraz daha yüksek olabilmektedir. Çünkü bu tür işler genellikle ustalık ve çeviklik isteyen işlerdir.

Götürü Ücret: Parça başı ücrete benzemekle beraber işin miktarının ölçülemediği durumlarda ödenir. Çok yaygın olmayan ücret ödeme şeklidir. Genellikle işin bitirilmesi ile beraber işçi ücrete hak kazanır.

Yüzde Usulüne Göre Ücret: İşçinin belli bir işin yapılması ve o iş için belirlenen alt oranın tutturulması ile hak edilen ücrettir. Genellikle pazarlama, satış vb. işleri yapanlar bu ücret türü ile ödeme alırlar. Örneğin, işveren satışı yapılacak bir ürün için belli bir satış oranı koyar. Bu oranın işçi tarafından tutturulması ile yüzde kaç ile anlaşma yapılmış ise o oranda ücret alır. Eğer anlaşma yüzde 20 ve ürün 1000 TL ise bu durumda işçi 200 TL ücret almaktadır.

Primler: İşverenin, işçiyi daha çok heveslendirmek ve işe bağlamak amacıyla, istenilen hedef gerçekleştiğinde işçinin normal ücretine ek olarak ödediği ücrettir. Bu durumda işçi daha fazla para almak için daha çok çaba sarf etmek zorundadır.


İkramiyeler: Şekil olarak primlere benzese de öyle değildir. İkramiye; şirketin karından dolayı işçilerine vermiş olduğu ek gelirdir. Burada prim ile ayrılan tarafı ise prim, hedefini tutturan işçiye verilen ücret, ikramiye ise tüm şirket çalışanlarına ödenen ücrettir.


Sonuç olarak işverenler, çalıştırdıkları her işçiye ücret ödemek zorundadırlar. Ödeme yapacakları ücretleri yukarıda bahsettiğimiz şekillerde ödeyebilirler. Hem devletin hemde işverenin geleceği açısından ücretlerin kayıtlı olmasına özen gösterilmeli ve asla vergi kaçırılmamalıdır. Ülkemizde maalesef bazı işverenler, asgari ücret üzerinde ücret alan çalışanlarına elden ödeme yapmakta, çalışanların sigorta primlerini asgari ücret üzerinden göstererek eksik yatırmaktadırlar. Bu durum hem devlete hem işçiye ciddi zararlar vermektedir.

Bu yazı daha önce kez okundu.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.